DSC_0641-1

HDP SACDECE SİSTEMİN ALTERNATİFİNİ DEĞİL FRAKSİYNCULUĞUN ALTERNETİFİNİ DE YARATMALI

DSC_0641-1

Önceleri defalarca yazmıştım bir kez daha belirtmekte yarar görüyorum : fraksiyonculuk devrim ve devrim mücadelesinin bir numaralı düşmanıdır. Karşı devrimin verdiği zarardan daha fazla zarar vermiştir devrim mücadelesine. Karşı devrimin katletmiş olduğu kadar devrimciyi de fraksiyonculuk katletmiştir. Kendi fraksiyonu için karşı devrimin tahrif etmediği kadar Marksizm den tahrifatlar yapmıştır. Fraksiyonculuk sadece devrim mücadelesini bölerek, devrimci demokrasiyi takatten düşürmüyor, teorik üretim gücünü, ideolojik bütünlüğünü, dünya anlayışını da darmadağın ediyor. Bu yazdıklarım teorik bir yaklaşımın değil, yaşayarak da görmüş olduğum mücadelenin yem yeşil hayat ağacının canlı ürünleridir. Fraksiyon hastası olmayan ve fraksiyon hastalığı nedeni ile görmezden gelmeyen her devrimci benim gördüklerimi gördü ve fraksiyonun bütün çirkefliklerine tanık oldu, biliyor.

Bütün fraksiyonlar :” işçi sınıfı, Marksizm-Lenin izim, devrim” gibi gerekçelerden hareketle kendini ifade eder. Mücadele hayatında asla bu saydığım sorunlardan değil fraksiyonun çıkarlarından hareket ederek politika yapar. Fraksiyon bir kere oluşunca, kendisini işçi sınıfının, emekçinin, Marksizm in, Leninizm in  yerine koyar. “İşçi sınıfının çıkarı” derken kendi fraksiyonunun çıkarını, “Marksizm-Leninizm” derken kendi fraksiyonunun dünya anlayışını kasteder. İdeolojik tartışmalarda, doğruları değil, muarızı olan fraksiyon ya da kişileri mat edecek alıntılar bulur onları işler. Eleştiri özeleştiri ve tartışmanın en önemli öğesi olan yanlışı görmek ve göstermek iken, fraksiyonlar ve fraksiyoncular arası tartışmada, yanlışın doğru gibi gösterilmesine çalışılır. Çünkü fraksiyonun taraflardan her biri kendi görüşlerinin de yanlış olabileceğini düşünme durumu yoktur.

Taraflar birbirinin doğruları ile değil yanlışları ile ilgilenir, yeri geldiğinde doğruyu bile yanlış gösterebilmek için elden gelen yapılır. Bir platforma üye olurken mücadeleye zarar veren fraksiyonculuğa son vermek, “birlikten kuvvet doğar” anlayışı ile devrim mücadelesine güç katmak, halkların çıkarının savunma mevziini güçlendirmek, devrim yapmak amacı ile değil, kendi fraksiyonuna çıkar sağlamak, fraksiyonunu daha da güçlendirmek amacı güder. Ayrılırken de : “bu platform işçi sınıfının, halkın şu çıkarına bu zararı verdi” diyerek değil, “biz şöyle dedik o böyle yaptı” gibisinden fraksiyon çıkarlarını anıştıran gerekçeler uydurulur. Halkın ya da işçi sınıfının çıkarı her zaman bir fraksiyonun kendi çıkarlarından sonra gelir. Kendi çıkarları ile halkın çıkarının uyumsuz hale geldiği her durumda fraksiyon ikircimliksiz olarak kendi çıkarını tercih eder.

Aslında tarihte halkın ya da halkların çıkarı ile fraksiyonun çıkarı hiç çakışmamıştır. Bir platform içerisinde birlikte mücadelenin sürecinde kaynaşarak yok olmayan, Bolşevik parti örneğinde görüldüğü gibi, bir partinin diğerlerini fraksiyoncu anlayışla yasaklayarak, yok etme yönteminin bile ne kadar yanlış olduğunu tarih bize net olarak göstermiştir. Söz konusu yöntemle, kurulmuş, yetmiş küsur yıl yaşamış olan Sovyet sistemi bile Sovyet halklarının çıkarları ile çelişerek, tarihe karıştı. Sosyalizmin yaşayarak da görmüş olan bizler kendi tarihimizden çok önemli dersler çıkartmalıyız. Evet sosyalizmi kurmayı ve yaşatmayı başaramadık ya da ancak yetmiş küsur yıl yaşatabildik, ama çok önemli birikim ve deneyimlerimiz oldu. Bir fraksiyonu bir platform içinde mücadele sürecinde eriterek yok etmenin onu yaşatmaktan daha evla olduğunu kendi tarihimiz bize göstermiştir.

Bir fraksiyon ya da ismine örgüt ve/ya parti denen bir yapının : işçi sınıfı, ulusal, inançsal kimlik vb. nin dokusunun bir ürünü olarak  görülse ve gerçekten de öyle olsa bile ; tarihten okuyarak ve görerek öğrendiğimiz kadarı ile söz konusu fraksiyonun tek başına ya da diğerlerini çeşitli yöntemlerle yok ederek, devrim yapamayacağını devrim yapsa biye yaşatamayacağını artık biliyoruz. Bu bağlamda fraksiyonculuğun sadece devrim ve devrim mücadelesine değil halkların çıkarına zarar verdiğini vurgulamak gerekiyor. Çünkü fraksiyonculuğun çıkarı halkların çıkarı ile çakışmıyor, çatışıyor. O nedenle de halkların çıkarını değil kendi dar fraksiyoncu çıkarını savunuyor. Örneğin : HDP bir platform niteliği taşıyor. HDK’ de öyle.. HDP’ den ayrılıp HDK’ nin üyesi bir bileşeni olarak kalmak  nasıl bir halk çıkarı içeriyor. HDP hangi politikası, pratiği, ideolojik yapısı ila halkın çıkarına aykırı düştü de HDK bu çıkarın savunucusu oldu ya da savunucusu olarak kaldı da böyle bir tercihte bulunuldu? Bunun gerçekçi ve ikna edici hiçbir yanıtı yoktur. Bu sorunun tek doğru yanıtı :  fraksiyonculuktur. Fraksiyonculuğu kollayıp, korumaktır. Her birinin kendine özgü ( işçi sınıfı, ulusal, inanç, cinsel vb.) sorunlarla HDP içinde olma nedeni, partilerin temsil etmiş olduğu toplumsal doku sorunlarının çözümüdür.

HDP içinde var olma nedeni temsil etmiş olduğu toplum kesimimin sorunları olunca; eşyanın tabiatı gereği  yok olma nedeni de söz konusu sorunların çözülmesi olacaktır. HDP içinde yer alan her parti ve örgüt, kendi sorunları ile birlikte var. Sorunları çözüldüğü ya da kesin olarak çözülme sürecine girdiği zaman  doğa yasası gereği kendisi de çözülecek ve yok olacaktır. İşte fraksiyonlar da bu minval üzere var ya da yok olurlar, olmalıdırlar. Peki platformlar yanlış yapmaz, çizgisinden sapmaz mı? Yanlış da yapar, çizgisinden de sapabilir. Böylesi bir sapma durumunda: platform içinde kalıp, mücadele etmek, sapmalar varsa diğer partnerlerle birlikte sapmayı düzeltmek, yapılan yanlış varsa  onu tamir etmek  yerine “gemisini kurtaran kaptandır” bencilliği ile basit gerekçelerle platformdan ayrılmak düpe düz fraksiyonculuktur. Üstelik de ayrılarak  aynı “sapma” nın diğerine geçmek. Bu çıkarcı tarz ne işçi sınıfı temsilciliğine, ne halkların mücadelesine ve ne de taşınmakta olan devrimci değerlere yakışır.

Bütün HDP’ lilerin yılgın, yorgun ve de fraksiyon çıkarcısı  yol arkadaşlarının olabileceğini çok iyi bilmesi ve böylelerinin “zurnanın zırt dediği yerde” ortaya çıkacağını önceden görmesi gerekiyor. Bu bilinçle HDP’ li yoldaşlar, HDP’ yi sadece sistemin alternatifi değil, fraksiyonculuğun, sınıf adına, Marksizm hesabına grup çıkarı güdenlerin alternatifi haline getirmeyi de bilmeli ve becermelidirler. HDP’ nin varlık nedeni sadece sistemin egemenleri değil, sol adına, sosyalizm hesabına işçi sınıfının çıkarı söylemine sarılmış olan her türden fraksiyonculuktur da. HDP’ nin sisteme karşı mücadeledeki hedefi:  sorunlarını sisteme dayatan ortaklarının tek dayanağı haline gelmek olmalıdır. HDP  bir ulus, inanç, sınıf ve cinsin sorunların dayatıldığı bir yapı olarak görülmemelidir. HDP Türkiye ve bölgenin bütün sorunlarının çözümü için oluşturulmuş bir yapı olarak görülmelidir.

Türkiye nin dinsel, ulusal, sınıfsal ve cinsel sorunlarının bir birinden farklı olmasına rağmen, tümünün aynı süreçte çözümlenmesi gereken sorunlar olduğunu bilenlerin bileşenidir HDP. Buna bağlı olarak ta bölgenin sorunları da kendini dayatmış durumda. Bütün bu sorunlar önceden hiç kimse tarafından üst üste konup, HDP’ nin önüne bırakılmış sorunlar değil. HDP bütün bu sorunların sentezi olarak var olmuştur. Sorunlara toplu halde bakarak çözüm üretilecekse birisi çözülmeden diğerinin çözülme şansını olmadığı kolayca görülür. Her siyasal yapının varlık nedeni çözmek amacı ile önüne koymuş olduğu ve/ya kendisinin oluşmasına neden olan sorunların niteliği ve boyutudur. HDP kendini oluşturan ve çözmek için  önüne koymuş olduğu sorunlar yumağının toplamının partisidir. Ne bir ulusun, ne bir sınıfın, ne bir inancın ne de bir cinsin partisidir. Ya da bunların toplamının  partisidir.

Bu yapı içinde bir çok fraksiyonun olması kaçınılmazdır. Ancak fraksiyonculuğun olmaması, fraksiyonculuğa hiç fırsat verilmemesi gerekir. Erdoğan ın, kurnazlık politikası uygulayarak, dini çıkarlarına alet ettiği gibi, “sınıf çıkarı, Marksizm- Leninizm” vb. gibi gerekçelerle HDP içinde kurnazlık politikasının yapılmasına izin verilmemelidir. “Gir çık” yönteminin HDP’ de yaratacağı laçkalığa olanak tanınmamalı. Geçmişte yaşanmış olanların tekrar etmemesi gerekir. İlgili herkes okumuştur. Taner Akçam ın :” FKBDC’ yi dağıtmak için girdim ve dağıttım” diye yazdığını. Aynı şeyi HDP için de yaparlar. Hatta yapmamaları için bir neden de yoktur. HDP içinde fraksiyonculuk yapmanın nedenlerinden birinin de HDP’ yi dağıtmak olduğu unutulmamalı.

HDP’ nin bütün diğer sloganlarının yanında KAHROLDUN FRAKSİYONCULUK YAŞASIN HDP sloganı da atılmalı ve taşınmalıdır diye düşünüyorum. Bunları EMEP’ in tüzel kişiliği için yazmıyorum. O tarzın çok tehlikeli olduğunu vurgulamak istiyorum.

 

Teslim TÖRE

700 kez okundu.

Paylaşım:Tweet about this on TwitterShare on Google+Share on FacebookEmail this to someone

HDP SACDECE SİSTEMİN ALTERNATİFİNİ DEĞİL FRAKSİYNCULUĞUN ALTERNETİFİNİ DE YARATMALI” üzerine 2 düşünce

  1. Duzgun

    Fraksiyonculuga karsi cikalim evet ama guclu olaninda tahakkumune hayir diyelim, bana tabi olacaksiniz anlayisi da sol bir hastaliktir.

    Yanıtla
  2. Duzgun

    Sisteme karsi cikmadan,sadece ulusal mucadeleyi temel alan bir yapilanmaya boyundan buyuk misyonlar yuklemek bir yanilgi degil mi?

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir