DSC_0641-1

ERDOĞAN ZORDA

DSC_0641-1

Teslim TÖRE

Erdoğan şaşkın ördek misali geri geri yüzüyor. Hacim mucidi matematikçi Arşimet’ in banyo yapmak için su doldurmuş olduğu kaba oturunca suyun taşması ile kafasında sürekli düşündüğü “hacmi” bulduğuna inanarak çıplak çıplak sokağa koşup “buldum buldum” diye bağırdığı gibi Erdoğan’ da sıkıştıkça her gün yeni bir buluşula “buldum buldum” dercesine muhtarların ya da başka yandaşların önüne koşuyor. Kürsüye çıkıyor feri sönmüş gözleri ile sağa sola bakınarak buluşunu açıklıyor. Bir çıkıyor yeni ve mucidi kendisiymiş gibi “ bütün teröristleri ve taraftarlarını vatandaşlıktan atalım” diyor; bir çıkıp, “buldum buldum” dercesine “dokunulmazlıklarını kaldıralım” diye boğazının dolusu bağırıyor; bir başka sefer çıkıp, ağabeyi Devlet Bahçeli’ nin “taş üstünde taş baş üstünde baş bırakmayalım” dediğini kendi buluşuymuşçasına papağan gibi tekrarlıyor. Bütün bunlar tatmin etmiyor yüreğini soğutmaya yetmiyor : “onlar bir öldürünce biz onlardan on, yirmi, otuz öldürüyoruz” diyerek işlediği cinayetlerle öğünerek kendini teskin etmeye, ruhunu sarmış olan yangını söndürmeye çalışıyor.

Vatandaşlıktan atınca, vatandaşlıktan attıkları: Erdoğan’ la aynı vatandaşlıktan çıkartıldım diye üzülecekler sanıyor. Ülkeyi getirdiği noktanın hiç mi hiç farkında değil. Erdoğan’ la aynı vatanı paylaştıkları için utancından yerin dibine giren milyonlarca değil on milyonlarca T. Cumhuriyeti vatandaşı var. Sadece vatandaş oldukları, aynı vatanı paylaştıkları için değil,  12 Eylül faşist cuntası tarafından hapsedilen İnsan Hakları Dermeği başkanı Mahmut Dikerdem’ in Kenen Evrenle :“değil aynı ülkeyi aynı çağı paylaştığım için bile utanç duyuyorum” dediği gibi Erdoğan’ la değil aynı ülkenin vatandaşı olmayı, aynı çağı paylaştığı için bile utanç duyan Türkiye nüfusunun yarısından fazla insan var. Çocuk tecavüzcüsü, kadın katili, hırsızlar cenneti, ayakkabı kutucusu, “sıfırla oğlum” cusu, Zarrab’ ın “önüne yatan”, çocuk tecavüzcüsünün koruculuğunu yapan  bakanların, “onlar bizden bir biz onlardan on, yirmi, otuz öldürüyoruz” dediği  konuma getirmiş olduğu  Türkiye’ de seninle vatandaşı olmaktan yandaşlarından başka gurur duyacak kimi bıraktın? 

 

Türkiye’ yi bir nefret, kin, hırs, düşmanlık, kan içicilik ülkesi yaptı. Bir tarafın diğerine “onlar”, dediği ötekileştirdiği, kin güdüp, düşmanlık beslediği iki tarafa, kutba böldü ülkeyi. Bir kısmını taraftar, yandaş, bir yerlerine kıl yaptı, diğer tarafı : “terörist, paralelci, hain, casus” ilen etti. Ötekileştirip, düşmanlaştırdığın taraf: Cumhurbaşkanı olduğun faka t bir görevli gibi değil sahibi olup sahiplendiğin “benim” diyerek malsındığın vatanın seninle aynı vatandaşı olmaktan neden gurur duysun?  T. Cumhuriyetinin bir görevlisi değil sahibi sıfatı ile: “onlar benim vatandaşım olmazlar” dediğin insanlar senin onları vatandaşlıktan atmandan neden üzüntü duysunlar?  At bütün Kürtleri vatandaşlıktan. Kürtlerin üçte ikisi senin “terör örgütü” dediğin Özgürlük Hareketinin taraftarı, sempatizanı, mensubu durumdalar. K. Kürdistan’ ın bütün belediyeleri, muhtarlıkları, belediye meclislerinin tümüne yakını, parlamenterlerinin üçte ikisi Özgürlük Hareketinin taraftar, sempatizan ve mensuplarının elindedir zaten. Sen Türkiye’ nin yasama, yürütme, yargı, güçler ayrımı vb. gibi bütün kurum ve kuruluşlarını ele geçirdiğin gibi Kürtler de kendi ülkelerinin her şeyini ele geçirmiş, sahiplenmiş, savunmasına geçmiş durumdalar.

Vatandaşlıktan atmasan da biraz daha zorlarsan zaten onlar yani Kürtlerin üçte ikisi T. Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan istifa edeceklerdir. Erdoğan Kürtlerin aklına iyi bir şey düşürmüş durumda. Erdoğan bu mucidi kendisiymiş gibi büyük bir iştahla gündemleştirdiği vatandaşlıktan atma fikrini uygulamaya koyar ve “terörist başı” dediği APO’ yu vatandaşlıktan atarsa Özgürlük Hareketinin bütün Kürtlerin Erdoğan’ ın vatandaşı olmaktan çıkmaları için istifa dilekçelerini verme kampanyası başlatması gerekir. Hem de “ Erdoğan’ la  aynı vatanı paylaşmaktan utanç duyuyorum” diye yazarak. APO’ nun vatandaşı olmadığı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığında kaç tane özgürlükçü Kürt kalır. Hatta Mahmut Dikerdem’ in dediği gibi sadece vatandaş olmaktan değil “aynı çağı paylaşmaktan da utanç duyuyoruz” diyerek Erdoğan’ ın vatandaşlığından ayrılmalılar. Erdoğan’ ın vatandaşlıktan atması Kenan Evren’ in atması ile aynı şey değil, aynı anlama gelmez, aynı duygu ve düşünceleri kamçılamaz, aynı doku ve dengeleri, aynı vinter ölçeği ile sarsmaz. Sarsmaz çünkü Kenan evren cuntası  her ne kadar Dönemin Demirel hükümetini devirmiş olsa da  sola karşı yapılmıştı.

 Demirel’ in tabanının da sonuna kadar desteklediği bir cunta idi Kenan Evren cuntası. Vatandaşlıktan attıkları da solculardı. Solcular bir ulusal  ya da dinsel bağlarla bir birine bağlı bir topluluk değildi.

Ama Kürtler bir ulus. Onların zaten ortak bir ulusal aidiyetleri, ortak kültürleri, ortak vatanları var. Erdoğan’  ın vatandaşı olmaları gerekmiyor. Kürtler her hal ve şartta, birbirleri ile doğal olarak vatandaşlar. Türklerle vatandaş olmaları için gönüllülük ve eşitlik temelinde olmaları gerekir. Erdoğan gönüllü değilse Temel’ in verdiği borcu istediği  borçlusunun “seni tanımayurum” deyince “ben seni hiç tanımayurum” dediği gibi Kürtler’ de Erdoğan’ ın “vatandaşlıktan çıkartırım” demesi karşısında “biz zaten olmak istemiyoruz” demesi gerekir. Zaten K. Kürdistan’ da Erdoğan’ ın zulmünü çeken Kürt Halkı canından bezmiş, burnundan soluyor. Özgürlük Hareketinin “çıkın şu zalimin vatandaşlığından, çıktığınıza dair dilekçe verin BM’ e” çağrıda bulunması halinde Erdoğan ne halt edecek? “Biz zaten Türk değiliz, T. Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı  Erdoğan da bizi vatandaşlıktan çıkartmak istiyor, bizde çıkmak istiyoruz” derlerse Erdoğan’ kendine yep yeni bir iş çıkarmış, başına bam başka bir iş açmış olacaktır.  

Zaten başındaki işlerin tümünü Erdoğan’ ın kendisi açtı başına. Suriye, IŞİD, Yeni Kürt savaşı, Rusya, AB, ABD vb  gibi bütün sorunların kaynağı ve mimarı Erdoğan’ dır. Vatandaşlıktan atma konusu ise bu güne kadar başına açmış olduklarının en büyüğü olacak. Özgürlük Hareketine çok önemli, yeni ve etkili bir mücadele zemini yaratacak. Örneğin bir ya da birkaç HDP milletvekilinin dokunulmazlığını “teröre destek vermekten” kaldırıp, aynı maddeden yargılanıp, ceza alırlarsa, doğal olarak vatandaşlıktan da çıkartılacaklardır. Bu bağlamda bir kişi çıkartılsa bile :”bütün Kürtler Erdoğan vatandaşlığından çıkın” diye yurt içinde ve yurt dışında bir kampanya başlatılsa, söz konusu kampanyaya milyonlar katılır. Zaten Erdoğan T. Cumhuriyeti vatandaşlığını yani Türk kimliğini çok ama çok değersizleştirdi. Bütün dünya Erdoğan’ la dalga geçiyor. T. Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı olması sıfatı ile T. Cumhuriyeti vatandaşlığı da ayağa düşüyor. Kürtlerin buna ortak olması için fazlaca bir neden de yoktur. Erdoğan baltayı kendi ayağına vuruyor. Diyelim kamuflaj olsun diye birkaç Türk “paralelci” ya da solcu sosyalisti de vatandaşlıktan çıkarttı. Bu neticeyi değiştirmez.

 

Kürtler bu vatandaşlıktan çıkartma işini Kenan Evren’ in vatandaşlıktan çıkartma işinden farklı görüp, algılayıp, farklı değerlendireceklerdir. “Amaç biz Kürtleri vatandaşlıktan çıkartma amacıdır” diyecek ve bu doğrultuda eyleme geçeceklerdir. Şimdilik hukukçular işin hukuki yönü ile ilgilenip, konuyu bu bağlamda tartışıyorlar. İşin insani, duygusal, siyasal ve eylemsel yönü ile ilgilenmiyorlar. Aslında işin en önemli yanını bu oluşturuyor. Erdoğan’ ın önüne en doğru ve çıkarına olan yol haritasını APO koydu. Erdoğan bu sefil kafası ile tepti, devirdi diyalog masasını, yırttı APO’ nun yol haritasını gitti gidiyor uçuruma. Fakat Türkiye’ yi de beraberinde götürüyor. Ama çok zor durumda, kurtulmak için çırpındıkça daha da batıyor. Emevi Camisinde namaz kılma planı, söz konusu plan gereği yapmış olduğu savaş kışkırtıcılığı ile neden olduğu yıkımlar, düşürtmüş olduğu Rus savaş uçağı, “Bayır Bucak Türkmenleri” adına IŞİD’ yapmış olduğu silah sevkiyatı, onu deşifre eden Cumhuriyet Gazetesi genel yayın yönetmeni Can Dündar’ a “onun yanına koymam, ona ağır ödetirim” gibi düşmanlıklar, çıkartmış olduğu bu son savaş gibi bütün oyunları Erdoğan’ ın   ayağına dolaştı. Kendi oyunları ile yıkılan yalancı pehlivan gibi yıkılacaktır. 

 

Artık Erdoğan’ nın yolu giderek daralıyor, süreç kısalıyor. Oynaması gereken tüm oyunlarını oynadı, geriye ne kadarı kaldı belli değil. Ama oynamış olduğu bu son vatandaşlık oyunu onu yolun sonuna taşıyacak cinste bir oyun. Başlatmış olduğu bu vatandaşlık oyununu nereye kadar nasıl taşır bilemiyorum.  APO’ ya HDP’ nin Eş Başkanlarına, diğer HDP milletvekillerine kadar uzatır mı emin değilim.  Korkar ya da birileri uyarırsa o başka! Değilse sonuna kadar götürmeye kalkarsa altından bir daha kalkamayacağı bir yükün altına girmiş olacaktır. Başkan bozuntusu  çok ama çok zor durumda. O nedenle de agresifleşmiş, şuursuzca davranış ve düşüncelerle, büyük bir telaş içinde başına bela arıyor, yeni yeni işler açıyor.

 

 

913 kez okundu.

Paylaşım:Tweet about this on TwitterShare on Google+Share on FacebookEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir